İfade Vermeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir?

Ceza muhakemesinde ifade alma, soruşturma konusu olay hakkında kişinin açıklamalarına başvurulmasını ifade eder. Soruşturma aşamasında suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli olarak adlandırılır.

Bir kişi hakkında şikâyet veya ihbar bulunması, olayla bağlantılı delillerin araştırılması ya da soruşturmayı yürüten makamın beyana ihtiyaç duyması nedeniyle ifade alma işlemi gündeme gelebilir.

İfade Çağrısı Suçlu Olunduğu Anlamına Gelir mi?

Hayır. Bir suç şüphesinin araştırılması ile kişinin suçlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş yargı kararı farklı hukuki konulardır.

Masumiyet karinesi gereğince suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu kabul edilemez. İfade işlemi, soruşturma sürecinde başvurulabilen usul işlemlerinden biridir.

Temel ayrım

İfadeye çağrılmak, gözaltına alınmak, tutuklanmak veya mahkûm olmakla aynı anlama gelmez. Bunların her biri farklı kanuni koşullara tabidir.

Şüpheli, Sanık, Tanık ve Müşteki Arasındaki Fark

İfade için yapılan çağrıda kişinin hangi sıfatla dinleneceği, uygulanacak usul ve hakların belirlenmesi bakımından önem taşır.

Sıfat Hukuki Anlamı
Şüpheli Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi.
Sanık Kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişi.
Tanık Olayla ilgili bilgisine başvurulan ve tanıklığa özgü hükümlere tabi kişi.
Müşteki Şikâyette bulunan kişi. Olayın niteliğine göre suçtan zarar gören kişi de olabilir.

Şüphelinin susma hakkı ile tanığın ifade verme yükümlülüğü aynı değildir. Tanıklıkta çekinme ve kendisini veya yakınlarını suçlayıcı beyanlardan kaçınmaya ilişkin özel hükümler bulunabilir.

Hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin.

Çağrı sırasında kişinin hangi dosya ve işlem kapsamında dinleneceğinin anlaşılması, uygulanacak usulün doğru değerlendirilmesini kolaylaştırır.

İfadeye Çağrılınca Gitmek Zorunlu mudur?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesinde, ifade veya sorgu için kişinin davetiye ile çağrılması düzenlenmiştir. Davetiyede çağrılma nedeninin açıklanması ve gelinmemesi hâlinde zorla getirme uygulanabileceğinin belirtilmesi öngörülür.

Zorla Getirme Nedir?

Zorla getirme, kanuni şartları gerçekleştiğinde kişinin yetkili makam önüne çıkarılmasını sağlayan bir ceza muhakemesi tedbiridir.

CMK m.146, usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık bakımından belirli şartlarla zorla getirme kararı verilebilmesini düzenler.

Bunun yanında kanunda belirtilen diğer durumlarda da zorla getirme kararı gündeme gelebilir. İşlem, kendiliğinden mahkûmiyet veya tutuklama anlamına gelmez.

Telefonla İfadeye Çağrılmak

Uygulamada kişilere telefonla ulaşılması söz konusu olabilir. Ancak telefon görüşmesinin tek başına CMK m.145 kapsamında usulüne uygun davetiye sayılıp sayılmayacağı somut işlem açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Çağrının doğruluğunu kontrol edin.

Arayan kişinin kimliği, ilgili kolluk birimi veya savcılık ve çağrının hangi işlemle bağlantılı olduğu resmî iletişim kanallarından doğrulanabilir. Telefon üzerinden kişisel şifre, para transferi veya benzeri talepler karşısında dikkatli olunmalıdır.

Şüphelinin İfade Sırasındaki Temel Hakları

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147. maddesi, ifade alma ve sorgu işlemleri sırasında uyulması gereken temel kuralları belirlemektedir.

HAK / 01

Suç İsnadını Öğrenme

Şüpheliye kendisine yüklenen suçun anlatılması gerekir.

HAK / 02

Müdafi Yardımı

Şüpheli müdafi seçebilir ve kanuni koşullarda görevlendirilen müdafi yardımından yararlanabilir.

HAK / 03

Susma Hakkı

Kişiye, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir.

HAK / 04

Lehe Delilleri Bildirme

Şüpheden kurtulmasını sağlayabilecek somut delillerin toplanmasını isteme imkânı tanınır.

HAK / 05

Özgür İradeyle Beyan

İfade, baskı ve kanunun yasakladığı yöntemler kullanılmadan alınmalıdır.

HAK / 06

Tutanağın Kontrolü

İfade işlemi tutanağa bağlanır. Tutanağın okunması ve imzaya ilişkin usul hükümleri uygulanır.

Şüphelinin bu haklara ilişkin bilgilendirilmesi, ceza muhakemesindeki savunma hakkının korunması bakımından önem taşır.

İfade Verirken Avukat Bulundurulabilir mi?

Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu m.149 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.

Müdafi, ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın savunmasını gerçekleştiren avukattır. Müdafi, ifade alma veya sorgu sırasında kanuni yetkileri çerçevesinde hazır bulunabilir.

Baro Tarafından Avukat Görevlendirilmesi

Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eder ve müdafi yardımından yararlanmak isterse, CMK m.150 kapsamında müdafi görevlendirilmesi söz konusu olur.

Bazı durumlarda ise müdafi görevlendirilmesi kişinin talebine bağlı değildir. Çocuklar, kanunda belirtilen savunma güçlükleri bulunan kişiler ve belirli suçlar bakımından zorunlu müdafilik hükümleri uygulanır.

Savunma Hakkı

Müdafi Yardımı Ceza Muhakemesinin Temel Güvencelerindendir.

Müdafi yardımından yararlanma hakkı, kişinin yalnızca dava aşamasında değil, soruşturma ve ifade işlemleri sırasında da önem taşıyan bir haktır.

İfade Öncesinde Müdafiyle Görüşme

Şüphelinin müdafi ile görüşmesine ve hukuki yardım almasına ilişkin kurallar CMK hükümlerinde düzenlenmiştir. Soruşturmanın niteliğine göre özel kanuni istisnalar bulunabileceğinden somut işlemde yürürlükteki hükümler esas alınmalıdır.

Susma Hakkı Nedir? Şüpheli Konuşmak Zorunda mı?

Susma hakkı, kişinin kendisine yüklenen suç hakkında açıklama yapmaya zorlanmamasına ilişkin temel güvencelerden biridir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1-e uyarınca şüpheliye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir.

Susma Hakkı Kimlik Bilgilerini Kapsar mı?

Susma hakkı, kişinin kimliğine ilişkin soruları cevaplandırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. CMK m.147/1-a uyarınca şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür.

Susma Hakkını Kullanmak Suçun Kabulü müdür?

Hayır. Susma hakkı kanunun tanıdığı bir savunma güvencesidir. Bu hakkın kullanılması tek başına suçun kabulü anlamına gelmez.

İki farklı hukuki kural

Şüpheli kimlik bilgileri konusunda doğru yanıt verme yükümlülüğü altındadır; kendisine yöneltilen suç isnadı hakkında ise susma hakkını kullanabilir.

Karakolda İfade Vermek ile Savcılıkta İfade Vermek Arasında Fark Var mı?

Soruşturma işlemleri Cumhuriyet savcısının yönetiminde yürütülür. Kolluk görevlileri, kanuni yetkiler ve savcılık talimatları çerçevesinde ifade alma işlemleri gerçekleştirebilir.

Savcılıkta ifade alınması ise işlemin doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmasıdır.

Kollukta Alınan İfadenin Delil Niteliği

CMK m.148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Bunun dışında elde edilen ifadenin hukuka uygunluğu ve delil değeri, ilgili bütün usul hükümleri kapsamında değerlendirilir.

Aynı Olay İçin Yeniden İfade Alınabilir mi?

CMK m.148/5 uyarınca şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınmasına ihtiyaç duyulursa bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.

İfade Alma İşlemi Nasıl Gerçekleşir?

İfade alma sürecinde izlenecek işlemler, kişinin sıfatı ve soruşturmanın koşullarına bağlı olarak farklılaşabilir.

01

Kimlik Tespiti

Şüphelinin kimliği belirlenir. Kimlik sorularına doğru yanıt verme yükümlülüğü bulunur.

02

Suç İsnadının Açıklanması

Şüpheliye kendisine yüklenen suç anlatılır.

03

Hakların Bildirilmesi

Müdafi yardımından yararlanma, susma hakkı ve ilgili diğer haklar bildirilir.

04

Beyan ve Deliller

Şüpheli, tercih ettiği ölçüde açıklama yapabilir ve lehine delillere işaret edebilir.

05

İfade Tutanağı

İşlem tutanağa geçirilir. Tutanak içeriği, okunması ve imza usulleri bakımından ilgili kurallara tabidir.

İfade Tutanağı Neden Önemlidir?

İfade tutanağı, soruşturma kapsamında alınan beyanların ve işlemin yürütülme biçiminin kayıt altına alındığı belgedir.

Tutanakta beyanın yanlış, eksik veya anlamını değiştirecek biçimde yer aldığının düşünülmesi hâlinde bunun işlem sırasında belirtilmesi önemlidir.

İmzadan çekinme durumunda da ilgili usul kuralları uygulanır. Tutanak, yalnızca imzalanması gereken sıradan bir belge olarak değerlendirilmemelidir.

İfade Alma Sırasında Hangi Yöntemler Yasaktır?

CMK m.148, ifade alma ve sorguda yasak usulleri düzenler. Şüpheli ve sanığın beyanının özgür iradeye dayanması gerekir.

Özgür İradeyi Etkileyen İşlemler

Kanunda belirtilen kötü davranma, işkence, cebir, tehdit, aldatma ve özgür iradeyi etkileyen diğer yasak yöntemlerle ifade alınamaz. Kanuna aykırı yarar vaat edilmesi de yasaktır.

Yasak Yöntemle Alınan İfade Kullanılabilir mi?

CMK m.148/3 uyarınca yasak usullerle elde edilen ifadeler, kişinin rızasıyla verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez.

CMK MADDE 148

İfade, Özgür İradeye Dayanmalıdır.

İfade alma sürecinin hukuka uygunluğu yalnızca beyanın içeriğiyle değil, beyanın hangi koşullarda alındığıyla da bağlantılıdır.

İfade Verdikten Sonra Ne Olur?

İfade alma işleminin tamamlanması, soruşturmanın mutlaka sona erdiği veya dava açılacağı anlamına gelmez.

Cumhuriyet savcısı, dosyadaki delilleri, şüphelinin beyanını ve diğer soruşturma işlemlerini birlikte değerlendirir.

Soruşturmada Gündeme Gelebilecek İşlemler

  • Yeni delillerin toplanması veya mevcut delillerin incelenmesi.
  • Gerekli görülmesi hâlinde ek soruşturma işlemlerinin yapılması.
  • Kanuni şartlarla koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi.
  • Yeterli şüphe oluşması ve diğer koşulların gerçekleşmesi hâlinde iddianame düzenlenmesi.
  • Kanundaki koşullar çerçevesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi.

İfade Verdikten Sonra Tutuklama Olur mu?

Tutuklama, ifadeye çağrılmanın veya ifade vermenin otomatik sonucu değildir.

CMK m.100 ve devamında öngörülen koşullar, ölçülülük, gerekli şüphe derecesi ve usul güvenceleri ayrıca değerlendirilir. Tutuklamaya ilişkin karar, kanunun yetki verdiği yargı makamınca alınır.

Önemli ayrım

İfade alınması, gözaltı, adli kontrol, tutuklama ve dava açılması farklı işlemlerdir. Birinin gerçekleşmesi diğerlerinin mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez.

İfade Alma ve Savunma Hakkına İlişkin Resmî Kaynaklar

İfade alma ve şüpheli haklarına ilişkin temel düzenlemeler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer almaktadır.

  • CMK m.2: Şüpheli, sanık ve temel usul kavramlarının tanımları.
  • CMK m.145: İfade veya sorgu için çağrı.
  • CMK m.146: Zorla getirme.
  • CMK m.147: İfade ve sorgunun usulü.
  • CMK m.148: Yasak ifade alma yöntemleri.
  • CMK m.149–150: Müdafi seçimi ve görevlendirilmesi.
  • CMK m.100 ve devamı: Tutuklamanın kanuni koşulları.

Güncel kanun hükümleri için Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Sistemi incelenebilir.

Ayrıca Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden yürürlükteki düzenlemelere ulaşılabilir.

Konuyla bağlantılı diğer genel bilgiler için Ceza Hukuku sayfası incelenebilir.